Evrenye Burada Hepsi Organik "Gizli Cennet"

Evrenye / İnebolu / Kastamonu / Türkiye Doğal Yöresel Ürünler

Archives Ekim 2024

Tarla Sarmaşığı (CONVVULACEAE – Cnvolvulus arvensis L.)

Tarla Sarmaşığı – Çit Sarmaşığı

Sinonimi
C. lon­gi­pe­di­cel­la­tus Sa’ad.

Diğer İsimeri:
Türk­çe: Çit sar­ma­şı­ğı,
Sar­ma­şık, Ça­dır çi­çe­ği
İn­gi­liz­ce: Fi­eld bind­we­ed, Small bind­we­ed
Al­man­ca: Ac­ker Win­de

Ta­nı­mı: Çok yıl­lık ot­su bir bit­ki­dir. Göv­de al­tı kö­şe­li, çıp­lak, ya­tık, sol­dan sa­ğa doğ­ru sa­rı­lı­cı ve 1 met­re­ye ka­dar uza­ya­bi­lir. Bit­ki çok de­rin­le­re gi­den kök ve top­rak al­tı göv­de­si oluş­tu­ra­bi­lir. Yap­rak­lar al­ma­şık ola­rak di­zil­miş olup, 2-5 cm uzun­luk­ta, çıp­lak ve ok ucu gö­rü­nü­mün­de­dir. Çi­çek­ler yap­rak kol­tuk­la­rın­dan 1-3 adet çı­kar ve hu­ni for­mun­da­dır. Taç yap­rak­la­rı 1.5-2.5 cm uzun­luk­ta, be­yaz­dan pem­be­ye ka­dar de­ği­şen renk­te­dir. Üze­rin­de 5 kır­mı­zı çiz­gi bu­lu­nur. Va­nil­ya gi­bi ko­kar. Çi­çek­ler sa­bah açar, öğ­le­den son­ra ka­pa­na­rak so­lar. Çi­çek­len­me Ma­yıs-Ey­lül ay­la­rın­da­dır. Mey­ve 2 oda­cık­lı kap­sül şek­lin­de­dir. Kap­sül 4-5 to­hum içe­rir. Kü­rem­si ve siv­ri uç­lu­dur. To­hum­lar 3-4 mm uzun­luk­ta, 2-3 mm ge­niş­lik­te ve 2-2.5 mm ka­lın­lık­ta­dır. Yu­mur­ta for­mun­dan oval şek­le ka­dar de­ği­şir, Eni­ne ke­si­tin­de 3 kö­şe­li, ren­gi gri­den ko­yu kah­ve­ren­gi-si­ya­ha ka­dar de­ği­şir. Üs­tü pü­tür­lü ve mat gö­rü­nüm­lü­dür. Bir bit­ki yak­la­şık 500 ka­dar to­hum ve­rir. Üre­me to­hum ve ri­zom­la­rıy­la ol­mak­ta­dır (15).
Çev­re İs­tek­le­ri: Be­sin mad­de­sin­ce zen­gin, ku­rak, sı­cak, gev­şek, tın­lı ve de­rin top­rak­la­rı se­ver. Azot gös­ter­ge­ci­si­dir. Koz­mo­po­lit bir bit­ki­dir. Mey­ve ve seb­ze bah­çe­le­rin­de, en­düst­ri bit­ki­le­rin­de, kış­lık hu­bu­bat içe­ri­sin­de, çim alan­la­rın­da, süs ve yem bit­ki­le­rin­de, boş alan­lar­da rast­la­nır (15).
Top­la­ma Za­ma­nı: Çi­çek­len­me ön­ce­si ve çi­çek­len­me dö­ne­mi
Bit­ki­nin İçe­ri­ği: Bit­ki­nin yap­rak­la­rı çi­çek aç­ma za­ma­nın­da 91.4-134 mg/kg ara­sın­da vi­ta­min C ve A içe­rir. Çi­çek aç­ma za­ma­nın­da içer­di­ği ku­ru mad­de de %20.1 pro­te­in, %3.8 yağ­lı mad­de­ler, %10.2 kül, %22.9 se­lü­loz ve %43.0 azot­suz bi­le­şik­le­ri içe­rir. Ay­rı­ca fla­von, re­çi­ne gli­ko­zi­di ve ta­nen de içer­mek­te­dir (33, 34, 38).
Kul­la­nıl­ma Şe­kil­le­ri
Ka­bız­lı­ğa kar­şı ba­ğır­sak­la­rı ha­re­ke­te ge­çir­mek için ya­rar­la­nı­lır. Bit­ki­nin haş­la­ma­sı za­yıf­la­tı­cı ve di­üre­tik­dir. Pros­tat il­ti­hap­la­rı için kul­la­nı­lır. Bit­ki­nin top­rak üs­tü kı­sım­la­rı ka­nın pıh­tı­laş­ma­sı­na ne­den olan ma­de­yi içe­rir. Taç yap­rak­la­rı fla­von ih­ti­va et­ti­ğin­den sıt­ma­ya kar­şı çay şek­lin­de de kul­la­nı­la­bil­mek­te­dir. Bit­ki­nin sap kıs­mın­dan el­de edi­len öz­su ha­ri­cen ya­ra yı­ka­ma­da ve sı­ra­ca­ya kar­şı ­da la­pa ha­lin­de kul­la­nı­la­bil­mek­te­dir (33, 38).
A. Yi­ye­cek Ola­rak

  1. Sar­ma­şık bö­re­ği (Mus­ta­fa Uğur TO­RUN, Ha­fik-Si­vas, 1994)
    Mal­ze­me­ler: 1 kg yuf­ka, 500 gr sar­ma­şık, nor­mal bü­yük­lük­te 2 baş so­ğan, 2 çay ka­şı­ğı ka­ra bi­ber, 50 gr mar­ga­rin, ya­rım çay bar­da­ğı ay­çi­çek ya­ğı.
    Ha­zır­la­nı­şı: Bit­ki­nin in­ce in­ce doğ­ra­nan yap­rak ve göv­de­le­ri bol su ile yı­ka­nır. Ay­çi­çek ya­ğı ile so­ğan pem­be­leş­ti­ri­lir. Sal­ça ila­ve edi­lir. Doğ­ran­mış olan sar­ma­şık bit­ki­si­de ila­ve edi­le­rek ka­rış­tı­rı­lır. Ha­fif ateş­te sol­ma­sı sağ­la­nır ve bir sü­re son­ra ateş­ten alı­nır. Bu şe­kil­de so­ğu­tu­la­rak yuf­ka­lar ara­sı­na kü­çük kü­çük di­lim­ler ha­lin­de ko­nur. Da­ha son­ra sac üze­rin­de kı­zar­tı­lır, üzer­le­ri yağ­la­na­rak ser­vis ya­pı­lır (Ta­rif: Şük­ri­ye SA­RI­TAŞ).
  2. Tar­la sar­ma­şı­ğı bo­ro­na­sı (Ke­rim KA­RA­TAŞ, An­dı­rın-Kah­ra­man­ma­raş, 1995)
    Mal­ze­me­ler: 1 kg tar­la sar­ma­şı­ğı, 1 kg yo­ğurt, ya­rım çor­ba ka­şı­ğı tuz, 4 diş sa­rım­sak.
    Ha­zır­la­nı­şı: Top­la­nan bit­ki te­miz­le­ne­rek doğ­ra­nır. 3,5-4 lit­re su­yun içe­ri­sin­de kay­na­yın­ca­ya ka­dar haş­la­nır, ocak­tan in­di­ri­le­rek su­yu sü­zü­lür, so­ğuk su­dan ge­çi­ri­lir ve sı­kı­lır. Dört diş sa­rım­sak ya­rım çor­ba ka­şı­ğı tuz ile dö­vü­lür ve haş­la­na­rak sı­kıl­mış tar­la sar­ma­şı­ğı ile ka­rış­tı­rıl­dık­tan son­ra 1 kg yo­ğurt ila­ve edi­lir, ar­tık ye­mek ser­vi­se ha­zır­dır (Ta­rif: Elif ÇAM).
  3. Sar­ma­şık kat­me­ri (Meh­met PİŞ­KİN, İs­ken­de­run-Ha­tay, 1996)
    Mal­ze­me­ler: 1 kg tar­la sar­ma­şı­ğı, 1 baş so­ğan, 4 adet yuf­ka, 100 gr mar­ga­rin, ye­te­ri ka­dar pul bi­ber ve tuz.
    Ha­zır­la­nı­şı: Bit­ki iyi­ce yı­ka­na­rak te­miz­le­nir ve sap­la­rın­dan ay­rı­lır. Bir mik­tar su­da haş­la­na­rak su­yu sı­kı­lır. Çok in­ce kı­yıl­mış so­ğan­lar içe­ri­sin­de yağ bu­lu­nan ta­va­da pem­be­le­şin­ce­ye ka­dar kı­zar­tı­lır. Da­ha son­ra su­yu sı­kıl­mış sar­ma­şık yap­rak­la­rı ha­zır­lan­mış olan bu ta­va içe­ri­si­ne ak­ta­rı­lır. Bun­lar bir­bir­le­riy­le ka­rış­tı­rı­lır. Ka­rış­tır­ma es­na­sın­da ye­te­ri ka­dar pul bi­ber ve tuz ila­ve edi­lir. Yuf­ka­la­rın içe­ri­si­ne ha­zır­lan­mış ola ka­rı­şım ko­nur ve üze­ri ka­pa­tı­lır. Kız­gın sac üze­rin­de pi­şi­ri­le­rek ser­vi­se su­nu­lur.
  4. Sar­ma­şık ye­me­ği (Cen­net GÖK­MEN, Boz­ya­zı-İçel, 1997)
    Mal­ze­me­ler: 1 kg genç dö­nem­de top­lan­mış bit­ki, 200 gr kıy­ma, 1 ye­mek ka­şı­ğı do­ma­tes sal­ça­sı, 1 adet or­ta boy so­ğan, 2 ye­mek ka­şı­ğı te­re­ya­ğı, ye­ter­li mik­tar­da tuz, su.
    Ha­zır­la­nı­şı: Te­miz­len­miş bit­ki yap­rak­la­rı doğ­ra­nır. Ten­ce­re­de eri­ti­len yağ içe­ri­si­ne ön­ce kıy­ma son­ra so­ğan yağ­da kav­ru­lur. So­ğan pem­be­leş­ti­ğin­de do­ma­tes sal­ça­sı ila­ve edi­lir ve kav­ru­lur. Bu­nun üze­ri­ne bit­ki yap­rak­la­rı ek­le­nip ölün­ce­ye ka­dar kav­ru­lur. Üze­ri­ni ör­te­cek ka­dar sı­cak su ko­nu­la­rak tuz ila­ve edi­lir. Kıy­ma­lar pi­şin­ce­ye ka­dar kı­sık ateş­te tu­tu­lur. Piş­tik­ten son­ra ser­vis ya­pı­lır (Ta­rif: Ü. ÇO­PUR).
  5. Ça­dır çi­çe­ği çor­ba­sı (Öğünç KÜ­ÇÜK­KO­YUN­CU, Ba­lı­ke­sir, 1997)
    Mal­ze­me­ler: 500 gr bit­ki, 3 adet do­ma­tes, 1 adet pa­ta­tes, 1 adet ha­vuç, 1 baş so­ğan, 2 diş sa­rım­sak, ya­rım çay bar­da­ğı zey­tin ya­ğı, kı­zar­mış ek­mek, 6 su bar­da­ğı su, ye­te­ri ka­dar tuz.
    Ha­zır­la­nı­şı: Do­ma­tes­le­rin ka­buk­la­rı so­yu­lur ve çe­kir­dek­le­ri ayık­la­nır. Pa­ta­tes­ler so­yu­la­rak tav­la za­rı şek­lin­de doğ­ra­nır. Ha­vuç­lar kı­zar­tı­lır ve 3-4 cm uzun­lu­ğun­da kib­rit çö­pü gi­bi di­lim di­lim doğ­ra­nır. Bit­ki ılık su­da bir sü­re bek­le­til­dik­ten son­ra su­la­rı­nın sü­zül­me­si için kev­gi­re ko­nur. So­ğan­da tav­la za­rı şek­lin­de doğ­ra­nır. Ten­ce­re­nin içi­ne bi­raz yağ ko­nu­la­rak ısı­tı­lır. Yağ ısın­dık­tan son­ra bü­tün bu mal­ze­me­ler atı­la­rak 5-7 da­ki­ka kav­ru­lur. Son­ra üze­ri­ne sı­cak su ila­ve edi­le­rek 15-20 da­ki­ka pi­şi­ri­lir. Da­ha son­ra yağ­da kı­zar­mış ek­mek­ler­le ser­vis ya­pı­lır (Ta­rif: Ha­bi­be KÜ­ÇÜK­KO­YUN­CU).
  6. Sar­ma­şık ye­me­ği (Hül­ya DAĞ­LI, Ber­ga­ma-Ba­lı­ke­sir, 1997)
    Mal­ze­me­ler: 1 kg genç dö­nem­de top­lan­mış bit­ki, 100 gr pi­rinç, 1 çor­ba ka­şı­ğı sal­ça, 100 gr mar­ga­rin, 2 su bar­da­ğı sı­cak su, 1 adet so­ğan.
    Ha­zır­la­nı­şı: Te­miz­len­miş olan bit­ki yap­rak­la­rı doğ­ra­nır. Ten­ce­re­de eri­ti­len yağ içi­ne so­ğan ek­le­ne­rek pem­be­leş­ti­ri­lir. Da­ha son­ra sal­ça ila­ve edi­lir. Bu­nun üze­ri­ne bit­ki yap­rak­la­rı ek­le­nip ölün­ce­ye ka­dar kav­ru­lur. Üze­ri­ne iki su bar­da­ğı sı­cak su ko­nur. 3-4 da­ki­ka son­ra pi­rinç ve tuz ila­ve edi­lir. Piş­tik­ten son­ra is­te­ğe gö­re üze­ri­ne yo­ğurt dö­kü­le­rek ser­vis ya­pı­lır (Ta­rif: Pem­be DAĞ­LI). Ay­nı ye­me­ğe Sam­sun yö­re­sin­de Gül­le­me adı ve­ril­mek­te­dir (Yu­nus DAL-1997).
    7.Yo­ğurt­lu sar­ma­şık ye­me­ği (Mu­rat ÖZER, Bo­lu, 1997)
    Mal­ze­me­ler: 1 kg bit­ki yap­ra­ğı, 500 gr yo­ğurt, 200 gr kıy­ma, 100 gr pi­rinç, 100 gr te­re­ya­ğı, 4-5 diş sa­rım­sak, 1 adet or­ta boy so­ğan, 1 çor­ba ka­şı­ğı sal­ça, ye­te­rin­ce tuz ve ba­ha­rat.
    Ha­zır­la­nı­şı: Bit­ki yap­rak­la­rı iyi­ce yı­ka­nıp doğ­ra­nır, kay­nar su­da 10-15 da­ki­ka haş­la­nır. Ay­rı bir kap­ta so­ğan pem­be­leş­ti­ri­lir. Kıy­ma ve sal­ça ile bit­ki haş­la­ma­sı ek­le­ne­rek bir sü­re kav­ru­lur ve su ila­ve edi­lir. Su kay­na­ma­ya baş­la­yın­ca yı­kan­mış pi­rinç ila­ve edi­le­rek 15-20 da­ki­ka kay­na­tı­lır. Yo­ğur­da ezi­le­rek dö­vül­müş sa­rım­sak­lar ka­tı­lır. Ta­bak­la­ra ko­nu­lan ye­mek­le­rin üze­ri­ne yo­ğurt dö­kü­le­rek ser­vis ya­pı­lır (Ta­rif: Ra­bia ACAR).
    Not: Bitkilerin yiyecek olarak kullanımı 4 kişiye göre hazırlanmıştır.

En 7 Acı Biber! Ateş Topuna Meydan Okuyanlar İçin:

Bu acı biber listesini okuduktan sonra hala denemeye cesaretiniz var mı?

Acı biber sever misiniz?

Peki, bu acı biberlerin, yalnızca en cesur kişilerin denemeye cesaret edebileceği kadar yakıcı olduğunu söylesek? İşte bu listedeki biberler, sıradan acı deneyimlerinin çok ötesinde! Scoville Acılık Birimi (SHU) ile ölçülen ve milyonları aşan acılık derecelerine sahip bu biberler, adeta ağızda volkan patlamasına sebep oluyor. Cesaretini topla, çünkü işte dünyanın en acı 7 biberi karşında…

1. Carolina Reaper

Scoville Acılık Birimi (SHU): 2.200.000 – 2.500.000
Dünyanın en acı biberi unvanını taşıyan Carolina Reaper, meyvemsi bir tatla başlasa da, kısa sürede dayanılmaz bir acıya dönüşüyor. Güney Karolina’nın bu ünlü biberi, Guinness Rekorlar Kitabı’nda bile yer alıyor!

2. Trinidad Moruga Scorpion

Scoville Acılık Birimi (SHU): 2.000.000
Adını şeklinin bir akrebi andırmasından alan bu biber, şekerli bir başlangıç yapar, fakat kısa sürede zehirli bir akrep gibi damakları yakar. Trinidad ve Tobago’dan gelen bu biber, yalnızca en dayanıklı bünyelere hitap ediyor.

3. 7 Pot Douglah

Scoville Acılık Birimi (SHU): 1.853.936
Koyu kahverengi rengiyle bilinen 7 Pot Douglah, bir tencere dolusu yemeği tek başına acı hale getirebilecek kadar güçlü! Bu biberin acılığı, herhangi bir yemeği alev topuna çevirebilir.

4. Komodo Dragon Pepper

Scoville Acılık Birimi (SHU): 1.400.000 – 2.200.000
İlk ısırıkta yanıltıcı derecede hafif bir tat bırakan bu biber, birkaç saniye sonra gerçek yüzünü gösterir ve acı patlaması yaşatır. İngiltere’de yetiştirilen bu devasa acı, adını Komodo ejderhasından alıyor.

5. Naga Viper

Scoville Acılık Birimi (SHU): 1.382.118
Üç farklı biberin birleşimi ile oluşturulan bu İngiliz hibriti, kalıcı bir acı mirası bırakıyor. Naga Viper, ilk denemede bile sizi pes ettirebilecek kadar kuvvetli!

6. Ghost Pepper (Bhut Jolokia)

Scoville Acılık Birimi (SHU): 1.041.427
Bir zamanlar dünyanın en acı biberi olan Ghost Pepper, Hindistan’ın sıcak ikliminden çıkmış bir korku simgesi. Bir ısırık aldığınızda gözleriniz yaşarabilir, boğazınız yanabilir ve “Keşke denemeseydim” diye düşünebilirsiniz.

7. 7 Pot Barrackpore

Scoville Acılık Birimi (SHU): 1.300.000
Trinidad ve Tobago’nun ateşli temsilcilerinden biri daha! Adını, bir tencere dolusu yemeği acı yapabilecek kapasitede olmasından alıyor. Bu biber, hızlı etkisi ve uzun süreli yanma hissi ile tanınıyor.

Bu listeyi okuduktan sonra hala denemeye cesaretiniz var mı?

Kaynak Cumhuriyet

Sizin oraların nesi meşhur? Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) Antalya’da Başlıyor

YÖREX’te bu yıl, 72 kente özgü el emeği yöresel ürünler sergilenecek

Antalya, 16 yıl önce “Sizin oraların nesi meşhur?” sloganı ile başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) bu yıl 72 kentin özgün ürünlerini sergileyecek. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı, fuarın başlangıcında Türkiye’de 109 coğrafi işaretli ürün olduğunu, bu sayının ise günümüzde 1.637’ye ulaştığını açıkladı. Ayrıca, yaklaşık 600 ürün başvurusunun kabul edildiği bilgisi verildi.

Yöresel ürünlerin değerini artırmak ve kırsal ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla düzenlenen YÖREX, bu yıl 13. kez 9-13 Ekim tarihleri arasında ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

ATB Başkanı, fuar hakkında düzenlediği basın toplantısında önemli bilgiler paylaştı. Toplantıya Antalya Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş. (ANFAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı da katıldı.

ATB Başkanı, 2008 yılında yöresel ürünlerin ticarileşmesine destek vermek ve markalaşmayı sağlamak amacıyla YÖREX’in başlatıldığını belirtti. “Sizin oraların nesi meşhur?” sloganıyla tüm Türkiye’yi hedef aldıklarını ifade etti ve YÖREX’in ürünlerin markalaşması ve değer kazanması açısından sağladığı katkılara dikkat çekti. Ayrıca, Türkiye’deki coğrafi işaretli ürün sayısının artırılmasını hedeflediklerini dile getirdi.

Coğrafi işaret tescilinin ekonomik katkısının büyük olduğunu savunan Başkan, dünya genelinde 200 milyar dolarlık bir coğrafi işaretler pazarının bulunduğunu ve Türkiye’nin bu pazardan yeterince pay alamadığını aktardı.

Bu yılki fuarda 400 firmanın, 72 kent özelinde el emeği ve göz nuru ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunacağını belirten Başkan, özellikle çocukların fuarda yer almasının önemini vurguladı. Çocukların bu ürünleri görmesi, tatması ve deneyimlemesi gerektiğini ifade etti.

ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı, YÖREX’in hem Antalya hem de Türkiye için büyük bir değer taşıdığını belirterek fuarın yaşatılmasının önemine değindi. Tüm Türkiye’yi YÖREX’e davet eden Bıdı, sağlıklı ve markalı ürünlerin tadılmasının gerekliliğini dile getirdi.

Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, YÖREX’in Antalya’nın marka değerine katkı sağladığını ifade ederken gazetecilerin fuarın gönüllü danışma kurulunda yer aldıklarını aktardı. Ayrıca, 2 milyon ziyaretçi hedefinin kent için önemli olduğunu vurguladı.

Son olarak, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı, fuarın Antalya’nın markası haline geldiğini ve ülke genelinde bilinirliğinin arttığını belirtti. YÖREX’in farkındalık yaratma amacını taşıdığını ve gelişimine katkı sağladıklarını kaydetti.